İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir avuç altın için! Toprağın altında 24 trilyon dolar, üstünde yoksulluk ve sefalet…

Altın fiyatları geçen yıl yeni zirvelere ulaşırken, altın madenciliği yapanlar yoksulluk ve tehlikelerle yüzleşmeye devam etti. Carmignac foto muhabirliği desteğiyle Kongo’nun Goma şehrinde yaşayan fotoğrafçı ve Collectif Goma Oeil’in kurucu ortağı Moses Sawasawa The Guardian’a anlattı…

Doğu Kongo’nun altın madeni kasabası Kamituga’yı çevreleyen çamurlu yamaçlar, büyük bir servet ve sakatlık barındırıyor.

Kamituga, Ruanda ve Burundi sınırları yakınındaki Güney Kivu eyaleti, 24 trilyon dolar değerinde olduğu tahmin edilen maden kaynaklarına sahip. Buna karşı Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyada kişi başına düşen GSYİH’nin en düşüğü. İnsanlar zorlu ve tehlikeli işlerde bir şeyler kazanma umuduyla tehlikeli koşullarda çalışıyor. Bölgede devam eden eşitsizlik, altın fiyatlarının 2 bin 48 dolara ulaştığında daha da arttı.

Afrika Raporuna göre, Afrika’daki alıcıların teklifleri düşüşe geçti. Güney Kivu’da kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere yüz binlerce insan, çoğunlukla altın olmak üzere kayıt dışı madencilik sektöründe çalışıyor.

Küresel maden arzının kabaca beşte biri bu madenciler tarafından üretiliyor. 2019’da, Sahra altı Afrika’da sektörde çalışan tahminen 10 milyon insan var.

Almanya Federal Yerbilimleri ve Doğal Kaynaklar Enstitüsü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin altın üretiminin 543 ila 812 milyon dolar değerinde yılda 14 ila 20 ton olacağını tahmin ediyor.

Madenciler, altını kazarken pek çok riskle karşı karşıya. Geçtiğimiz eylül ayında Kamituga’da bir maden ocağının çökmesi sonucu 50 genç işçi yaşamını yitirdi. Diğer yandan çocuklara yönelik sağlık ve eğitim neredeyse yok denecek kadar az.

KITLIK YARATIYOR

Altın parçacıklarını çamurdan ayırmak için kullanılan cıva gibi ağır metaller su tablasına ve besin zincirine karışma riski taşıyor. Madenlerde çalışan yerel nüfusun büyük bir kısmı, tarlalarda işgücü sıkıntısı yaratıyor. Bu nedenle mahsuller kıtlaşıyor, gıda fiyatları ve yetersiz beslenme artıyor.

ÇOCUKLAR DA MADENLERDE

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde çocuk işçiliği yasak olmasına rağmen Kamituga’nın nehirlerinde kızıl çamuru kazarken görülebiliyorlar. Maden kooperatifinde çalışan bir kişi “Burada bazı çocuklar her gün madenlerde çalışıyor. Bazıları, herhangi bir güvenlik önlemi olmaksızın, kazı yapmak için birkaç yüz metre derinliğindeki şaftlara ve tünellere giriyor. İnanılmaz derecede tehlikeli” diye konuştu.

SİLAHLI GRUPLAR, KARA PARA AKLAMA VE DİĞERLERİ…

Altın madenciliği aynı zamanda, çeşitli yasadışı ticaret biçimleriyle örtülü iç içe geçmiş çatışmaları da besliyor. Yakın tarihli bir etki raporu, kayıtlı tüccarların ve ihracatçıların, altın ihracatlarının küçük bir yüzdesini açıklarken, büyük karları cebe indirerek, yasadışı ticaretten kaynaklanan resmi vergilerden kaçınılarak nasıl yasallık kazandıklarını belgeliyor. Rapora göre bu, uluslararası altın piyasasına kaçırılan altının kara para aklama, silahlı gruplar ve insan hakları ihlallerine neden olduğu anlamına geliyor.

Londra Külçe Piyasası Birliği, Kasım 2020’de yasadışı altın ticaretini azaltmak için öneriler yayınlasa da çok etkili olmadı.

KANADALI ŞİRKET ASKIYA ALDI

Kivu Madencilik Derneği ve kasabada ana maden imtiyazına sahip Kanadalı Banro Corporation, Güney Kivu’nun altın yataklarının çoğunu kontrol ediyor. Banro, eyaletteki isyancı milis faaliyetleri nedeniyle Eylül 2019’da operasyonlarını askıya aldı.

KADINLAR DÜŞÜK ÜCRET, İSTİSMAR

Dünya Bankası’na göre, kadın madenciler yerel makamların ayrımcılığına ve engellerine maruz kalıyor ve aracılar aracılığıyla satış yapmak zorunda kalıyor. Madenlerde en az karlı işlere sahip olan kadınlar, ücret ve çalışma koşulları söz konusu olduğunda onları pazarlık gücünden yoksun bırakıyor. Ayrıca cinsel istismara ve şiddete karşı savunmasız durumdalar. Kadınlar, ayrımcılıkla mücadele etmek için birleşmeye başladılar.

DRC’nin madencilik sektörüne daha fazla şeffaflık getirme çabaları asgari seviyede ilerleme kaydetti. Gerçek değişime yön verecek çok az siyasi iradeyle, dünyanın en zengin topraklarından bazılarında yaşayanlar için durum istikrarsız kalacak gibi görünüyor.

Kaynak: The Guardian

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın...