İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir ülkeyi mutlu eden nedir?

Dünyanın dört bir yanında hükümetler, insanların iki metre mesafede durmasını gerektiren koronavirüs tedbirlerini getirdiğinde, Finlandiya’da “Neden her zaman dört metreye sadık kalamıyoruz?” şakaları yapılmaya başlandı.

Finler, kendilerini pandemiden çok önce de sosyal mesafeye hakim olan bir halk olarak; melankolik ve çekingen olarak tasvir ediyor.

Dünyanın dört bir yanındaki insanların mutluluğunu değerlendiren yıllık bir rapor yayınlayan “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı“, Finlandiya’yı dört yıl üst üste “Dünyanın en mutlu ülkesi” seçti.

Geçen ay yayınlanan son raporun ardından, bazı Finler “Gerçekten mi?” diye soruyor…

Yazar ve standup komedyen Jukka Lindstrom, “Arka arkaya dört kez çok fazla. Hava her gün Londra’nın en kötü günü gibi” diyor.

RAPOR NASIL HAZIRLANIYOR?

Dünya Mutluluk Raporu” yoklama şirketi Gallup tarafından, 95 ülkede 350 binden fazla kişiyle yapılıyor. Sıralamalar gelir veya yaşam beklentisi gibi faktörlere değil, insanların kendi mutluluklarını 10 puan üzerinden nasıl değerlendirdiklerine dayanıyor.

Ankette sorular şunları içeriyor:

Dün çok mu güldün, yoksa sadece güldün mü?“, “Dün ilginç bir şey öğrendin mi veya yaptın mı?” ve “Dün bütün gün saygılı muamele gördünüz mü?

Diğer sorular güven ile ilgili. Polisin veya yabancıların kayıp cüzdanını iade etme ihtimalinin “çok yüksek” olduğunu düşünen birinin, ortalama olarak, bunun tersini düşünen birinden çok daha yüksek bir yaşam değerlendirme puanına sahip.

Araştırmacılar, ülkeler arasındaki mutluluk farkının çoğunu açıklamak için altı kategori oluşturdu:

Kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla, sosyal destek, yaşam beklentisi, yaşam seçimleri yapma özgürlüğü, cömertlik ve yolsuzluk düzeylerinin algılanması.

Güney Kore’deki KDI Kamu Politikası ve Yönetimi Okulu profesörü ve raporun yazarlarından biri olan Dr. Shun Wang, bazı sonuçların şaşırtıcı olduğunu söyledi:

“Doğu Avrupa’nın bazı kısımları, nispeten iyi gelir seviyelerine sahip olmalarına rağmen listede nispeten alt sıralarda yer alırken, Güney Amerika’da bunun tersi görülüyor: Nispeten düşük gelir seviyeleri göz önüne alındığında mutluluk seviyeleri yüksek olma eğiliminde.”

Helsinki Üniversitesi’nde felsefe profesörü olan Antti Kauppinen, “İnsanlar sosyal karşılaştırmada genellikle oldukça başarılıdır. Bu eğitimden başlar; herkesin iyi eğitime erişimi vardır. Gelir ve servet farklılıkları nispeten küçüktür” dedi.

Helsinki’nin bir banliyösü olan Oulunkyla’da yaşayan Avusturyalı mimar David Pfister, Finleri memnun olarak tanımlayacağını, ancak mutlu olup olmadıklarını söylemenin zor olduğunu söyledi. Öğretmen eşi Veera Yliniemi “Bebek mutluluğumuzu artırdı” dedi. Aynı banliyöde yaşayan 49 yaşındaki Janne Berliini de yeterince mutlu olduğunu söyledi.

GERÇEKÇİ BEKLENTİLER…

Finlandiya’daki insanlar da yaşamları için gerçekçi beklentilere sahip olma eğiliminde.

Jyvaskyla Üniversitesi’nde bir dilbilim profesörü olan Sari Poyhonen, hayattaki bir şey beklentilerini aştığında, insanlar genellikle alçakgönüllülükle hareket edecek ve övünmekten ziyade kendini küçümseyen bir şakayı tercih edeceklerini söyledi.

Bu yılki rapor Fin haber medyasında çok az ilgi gördü. Günlük bir gazete olan Ilta-Sanomat’ta 19. sayfada yayınlanan kısa bir haberin başlığında “Finlandiya hala dünyanın en mutlu ülkesi” ifadesi yer alıyordu.

HER ŞEY MÜKEMMELLİKTEN UZAKTA ve HER ŞEY MÜKEMMEL

Finlandiya’da her şey mükemmel olmaktan uzak. Kıtanın diğer bölgelerinde olduğu gibi; aşırı sağ milliyetçilik yükselişteyken, işsizlik Avrupa Birliği’ndeki ortalama yüzde 7,5’ken ülkede yüzde 8,1 düzeyinde.

Diğer yandan “gerçekten harika olan” şeyler de var… Ülkenin çocuklarını nadiren test eden eğitim sistemi dünyanın en iyileri arasında. Üniversiteler ücretsiz. İyi bir evrensel sağlık sistemi var ve çocuk bakımı karşılanabiliyor. Ve Finlandiya, pandemiden en az etkilenen Avrupa ülkelerinden biri ki uzmanlar, bunu hükümete olan yüksek güvene ve kısıtlamalara karşı çok az direnişe atfediyorlar.

Finlandiya’nın en büyük günlük gazetesi Helsingin Sanomat’ın uluslararası ilişkiler muhabiri Heikki Aittokoski, “İnsanlar birbirine güveniyor. Helsinki’de her sabah, 7 yaşında küçük çocukların sırt çantalarıyla okula giderken kendilerini tamamen güvende hissederek yürüdüklerini görmek yaygındır” dedi. Aittokoski, “Bu, Fin mutluluğunun bir örneğidir” dedi.

Kaynak: NewYorkTimes

İlk yorum yapan siz olun

    Yorum Yapın...