İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çavuşoğlu’ndan kritik zirve öncesi önemli mesajlar

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Heiko Maas ile Berlin’deki görüşmesi öncesinde Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesine gündemdeki önemli konulara dair açıklamalarda bulundu.

Alman mevkidaşıyla görüştü
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile görüştü.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Slovenya ve Bosna Hersek ziyaretleri sonrasında Almanya’nın başkenti Berlin’e gelmesinin ardından dün akşam saatlerinde Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer’le video konferans yönetimiyle görüşmüştü. Çavuşoğlu, Seehofer’le görüşmesinin ardından eski Şansölye Gerhard Schröder ve eski Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile bir araya gelmişti.
Bakan Çavuşoğlu, temaslarına bugün de devam ediyor. Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ikili ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde ikili ilişkiler ele alındı. İki Bakanın basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Türkiye ile Almanya arasındaki yakın ve kapsamlı ilişkilere işaret eden Çavuşoğlu, Başbakan Angela Merkel’in altı yıl önce mülteci kriziyle ilgili söylediği “Biz bunu başarırız” sözünü hatırlatarak bunun Türkiye-Almanya ilişkileri için de geçerli olduğunu belirtti ve “Biraz çaba gösterirsek, birbirimizi daha iyi anlar ve en önemlisi birbirimize saygı ve empati ile yaklaşırsak yapamayacağımız hiçbir şey yok” diye konuştu.

“ALMANYA’DAN DAHA FAZLASINI BEKLİYORUZ”

Koronavirüs pandemisi döneminde güç birliğinin önemine işaret eden Çavuşoğlu, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da güvenli seyahat ve turizm alanında işbirliği yapılmasını istediklerini söyledi. Kıbrıs, Libya ve Afganistan’ın da görüşmede gündeme geleceğini ve Almanya’nın bu konularda önemli bir partner olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, terörle mücadelede de Almanya ile etkili diyalog mekanizmaları bulunduğunu söyledi, ancak “Alman dostlarımızdan daha fazlasını bekliyoruz” diye sözlerine ekledi.

Çavuşoğlu, Türkiye ile AB arasında 18 Mart 2016’da imzalanan ve güncellenmesi tartışılan mülteci mutabakatıyla ilgili de konuştu. Mülteciler alanında işbirliğinin mutabakatın önemli bir parçası olduğunu ancak mutabakatın bundan ibaret olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, AB’nin Türkiye’ye mutabakat çerçevesinde üyelik müzakerelerinin hızlandırılması, gümrük birliğinin modernizasyonu, vize serbestisi, üst düzey temaslar ve terörle mücadelede işbirliğinin güçlendirilmesi gibi somut taahhütlerde bulunduğunu hatırlattı.

“AB KENDİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ GÖZ ARDI EDİYOR”

Türkiye’nin mülteciler konusunda yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 2015 yılından bu yana Ege üzerinden AB’ye geçişlerde yüzde 92’lik düşüş kaydedildiğini belirten Çavuşoğlu, AB’nin taahhütlerinin hayata geçirilmesinde ise büyük ilerlemeler kaydedilemediği siteminde bulundu. Çavuşoğlu, “AB ve üye ülkeler, kendi yükümlülüklerini göz ardı edip sadece Türkiye’nin kaçak göç konusundaki yükümlülüklerine odaklanmayı tercih ediyor gibi bir görünüm var. AB, ne Suriyelilerin gönüllü ve insancıl koşullarda kabulü için öngörülen sistemi aktive etti ne de Suriyelilerin terörden arındırılmış bölgelere geri dönüşünü destekledi, ki bu 18 Mart mutabakatının dokuzuncu maddesinde öngörülüyordu” diye konuştu.

“18 MART SADECE MÜLTECİ ANLAŞMASI DEĞİL”

Bu ve bağlantılı konularda AB’den somut ve anlamlı adımlar beklediklerini belirten Çavuşoğlu, “18 Mart mutabakatı bir mülteci anlaşması değil, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerle ilgili bir mutabakattır. Değişen ve zorlaşan koşullar karşısında mutabakatın beşinci yılında artık bir bütün olarak üzerinde yeniden düşünülmesini istiyoruz. Afganistan ve Suriye’de çatışmaların sürmesi ve salgının hız kesmesi sonucu doğan yeni göç riskleri ışığında AB’nin bu işbirliğinin nasıl sürdürülebileceği ve yük dağılımının nasıl yapılacağı konusunda planlamalara başlaması gerekiyor” dedi.

AB ile Türkiye arasında güvenlik, savunma, bölgesel istikrar, eğitim, kültür ve bilim gibi çeşitli alanlarda muazzam bir potansiyel bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, ilişkilerin “Kıbrıslı Rumlar ve Yunanların maksimalist ve akıl dışı talepleri nedeniyle rehin alındığını ve dev işbirliği potansiyeline zarar verdiğini” söyledi.

KOLTUK KRİZİ

AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Ocak ayında Ankara’ya yaptıkları ziyarette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeleri sırasında yaşanan koltuk kriziyle ilgili bir soruyu da yanıtlayan Çavuşoğlu, olayın sadece AB içindeki siyasi rekabet ve çekişmeden kaynaklandığını söyledi.

Hazırlıkları yapan protokol heyetleri arasındaki görüşmelerin resmi ziyaretlerin önemli bir unsuru olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Türkiye ziyaret öncesinde AB heyetinin tüm arzularını yerine getirdi. AB Komisyonunun protokol biriminin temsilcileri defalarca hatırlatmamıza rağmen ön ekip içinde Türkiye’ye gelmediler. AB Komisyonu Başkanı erkek de olsaydı protokol düzenlemesi aynı olacaktı, çünkü AB tarafı bunu özellikle böyle istedi. AB’nin iç sorunlarının bu ziyarete gölge düşürmüş olması üzücü” diye konuştu.

Kaynak: DWTürkçe

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın...