İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bakan Derya Yanık’a tepki! Bakanlık’tan açıklama

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda koltuğunu devlet koruması altındaki bir çocuğa devrederken, çocuğun kimliğini ve yüzünü göstererek güvenliğini tehlikeye atmıştı. Farklı kesimlerden Bakan Yanık’a istifa ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “görevden alma” çağrısı çağrısı yapılırken, Bakanlık’tan yapılan açıklamada, “Devlet koruması ve bakımı altında olmak, bu çocuklarımız için utanmaları, gizlemeleri ya da kendilerini toplumdan soyutlamaları gereken bir durum değildir” denildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın 23 Nisan’da koltuğunu devlet koruması altındaki çocuğa devrederek, çocuğun güvenliğini riske atması sonrası başlayan tartışmalar devam ediyor.

BAKANLIK’TAN AÇIKLAMA

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Derya Yanık’ın eleştirilen ifadelerinin ve görüntülerinin ardından bir açıklama yaptı.

Bakanlığın açıklaması şöyle:

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında, birçok üst düzey yönetici, yerlerini, geleceğimizin mimarı çocuklarımıza teslim etmektedir. Biz de Bakanlığımız kurumlarında kalan bir yavrumuza koltuğumuzu devrettik. Programa devlet korumasında bulunan bir çocuğumuzun davet edilmesi üzerinden haksız ve yersiz tartışmalar devam ettirilmesi nedeniyle kamuoyunu doğru bilgilendirme gereği hasıl olmuştur.

Bakanlığımız koruması altında olan çocuklarımız, bakımını sağlayacak kimsesi olmadığı için ve güvenlik ihtiyacı nedeniyle (travmatik durumlar yaşayan, can güvenliği tehdidi olan) kurum korumasına alınan çocuklar olmak üzere iki gruptan oluşmaktadır. Nitekim Bakanlığımızın programlarında, riskli grupta olmayan çocuklarımızla olan etkinliklerimiz ve görsellerimiz öteden beri paylaşılagelmektedir.

Öte yandan güvenlik ihtiyacı nedeniyle Bakanlığımız korumasında olan çocuklarımızın kimliklerinin gizli kalması, mahremiyetlerinin korunması için de azami dikkat ve özen göstermekteyiz. Bu hassasiyetimiz her zaman devam edecektir.

Biz Bakanlık olarak, koruma altında olan çocuklarımızın da akranları gibi hayatın her alanında görünür olmasının, herhangi bir dışlanmaya uğramadan bu toplumun saygın birer bireyleri olarak yetişmelerinin önemine inanmaktayız. Bakanlığımız koruması altında olan çocuklar da bu ülkenin tüm çocukları ile eşit haklara sahiptir ve onların da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını, diğer akranlarıyla deneyimlemeleri en doğal haklarıdır. Devlet koruması ve bakımı altında olmak, bu çocuklarımız için utanmaları, gizlemeleri ya da kendilerini toplumdan soyutlamaları gereken bir durum değildir.”

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMUŞTU

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık hakkında “Görevi İhmal”, “Görevi Kötüye Kullanma”, “Göreve ilişkin sırrın açıklanması”, “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” suçları kapsamında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, bir çocuğun haklarını ihlal eden ve görevini kötüye kullanan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık hakkında suç duyurusunda bulunduk” denildi.

Koruma altındaki bir çocuğun kişisel verilerinin paylaşılarak gizlilik hakkının ihlal edildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bilindiği üzere, ‘çocuğun yüksek yararının gözetilmesi’ ve ‘çocuğun güvende tutulması’ ilkeleri, 1924 Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, 1959 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, 1963 Türk Çocuk Hakları Bildirisi ve 1989 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde koruma altına alınan haklardandır. Bu ilkeler Çocuk Koruma Kanunumuzun (ÇKK) da temelidir. Anayasa’mızın 41. Maddesi devleti, her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu önlemleri almakla yükümlü tutmuştur. Dolayısıyla çocukların yüksek yararı korunması gereken en temel ilkedir. Çocuk Koruma Kanununun 3.maddesine göre ‘Korunma ihtiyacı olan çocuk’: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu ifade eder. Çocuk Koruma Kanununa göre, çocuğun haklarının korunması amacıyla; çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınması ilkeleri gözetilir.

ÇKK’ya göre korunma ihtiyacı olan çocuklar adına uygulanan bakım tedbirleri gereği çocukların bakılıp gözetildiği, hakkında verilen tedbir kararlarının yerine getirildiği resmî veya özel kurumlar bulunmaktadır. Bu kurumlarda, Bakanlığa bağlı çocuk evlerinde korunma altında olan çocuklar kalırlar. Kurumlarda kalan çocukların özel yaşam alanları olup özel hayatının gizliliği, mahremiyeti dikkate alınarak çocukların nerelerde barındırıldığı toplum ile paylaşılmaz. Yani bu evlerin adresleri, evlerde hangi çocukların kaldığı bilgileri gizlidir. Bu çocuklar yukarıda bahsedildiği üzere korunma ihtiyacı olan çocuklardır. Suça sürüklenmiş, suç mağduru olmuş veya sokakta yaşamaması için hakkında bakım tedbiri alınmış çocuklardır. Toplum nazarında Bakan Yanık’ın 10 yaşındaki bir çocuğa dahi oruç tutmakla mükellefmiş gibi muamele yapması ve koruma evinde kaldığını ısrarla belirtmesi, kendi inancına göre çocuğu yönlendirmesi kamuoyunda oldukça tepki çekmiştir. Somut olayda, küçük çocuğun Devlet korumasına alındığı bilgisi kişisel veridir. Bu durumun hukuka aykırı olacağını bilebilecek durumda bulunan Bakan Yanık, kişisel veri niteliğinde bulunan bilgilerin çocuğun ailesinin rızası dışında başkalarınca öğrenilmesine neden olmuştur. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Bakan Yanık’ın eylemi TCK’nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma suçunu oluşturmaktadır. Bakan aynı zamanda görevi dolayısıyla da görevini kötüye kullanma suçu işlemiştir.”

İlk yorum yapan siz olun

    Yorum Yapın...