İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Alkol tartışması! Köşe yazarları ne dedi?

Yeni koronavirüs kısıtlamalarıyla birlikte alkol satışının da yasaklanması “özgürlüğe müdahale” tartışmasını da başlattı. Köşe yazarları konuyu bugün köşelerinde değerlendirdi.

İşte o yazılardan bazıları:

Alkol tartışması! Kısıtlama mı, özgürlüğe müdahale mi?

Açıklanan yeni koronavirüs tedbirleriyle beraber alkol satışı da yasaklandı. Tekel bayilerinin kapalı olacak, süpermarketlerde de alkol reyonları kapatılacak.

Habertürk’teki Teke Tek programında, açıklama yapan Fatih Altaylı, “Biliyorsunuz alkol satışı yasaklandı, belki bunu da yasaklarlar, bunda da alkol var diye stok yaptım. O yüzden 2 tane var. Çünkü içinde alkol var diye bunu da yasaklayabilirler diye korktum” dedi.

T24 yazarı Mehmet Yılmaz da “Yaşam biçimimize müdahale” başlıklı yazısında, “İktidardaki Siyasal İslamcıların asıl derdi yaşam biçimimize müdahale etmek. Siyasal İslam böyle bir şey işte. Her fırsatta kimsenin yaşam tarzına müdahale etmediklerini söylerler ama akıllarında bir tek şey vardır: Kendi yaşam biçimlerini topluma zorla dayatmak! Bugün iktidarda olan zihniyetin en büyük probleminin laik Cumhuriyet olduğu sır değil” ifadelerini kullandı.

Karar yazarı Akif Beki ise “Laf alkole nasıl geldi?” başlıklı yazısında, “İzahı zor işleri anlatmanın kolay bir yolu var, “Bu arada alkol de içilmemelidir, sağlığa zararlı”ya bağlayın gitsin. Gelinmemesi güç bir provokasyon bu. Muhalefet, davete icabet etse bir dert, etmese ayrı bir dert. Siyaset; onca aş, iş mevzusu dururken ‘nereden çıktı, ne alaka’ şaşkınlığıyla istemediği bir tartışmanın içinde buluyor kendini. Nereden çıktığı, buradan belli değil mi? ‘Millet ne derdinde muhalefet neyle uğraşıyor, hem de Ramazan günü’ dedirtmeyi amaçlamıyorsa başka neyle açıklanabilir? Neresinden baksan nahoş, neresinden tutsan sevimsiz” diye yazdı.

Sözcü yazarı Murat Muratoğlu ise “Pandemi ayağına alkolü yasakla!” başlıklı yazısında, “Hadi bakalım alkolü yasaklıyorum… Canım öyle istedi… Yaşam tarzına da müdahale ederim, kim ne diyecek k? Gerekçesi de var; pandemi… Pek, biz bu yasağı neresinden tutacağız? O denli gayrimeşru ki, genelgeye açıkça yazılamıyor. Hiçbir hukuk temele dayanmıyor. Lebalep kongrelerde bulaşmayan virüs tekel bayine gidip bira isteyince bulaşıyor… İşin aslı, birilerinin şeriat fantezileri uygulamaya koyuluyor. Salgına karşı alkolle savaşan tek ülke, Türkiye… Dünyanın başka neresinde içki satışı yasaklandı söylesene… Sokağa çıkma yasağı le birlikte alkolün yasaklanması br gereklilik değil, br toplum mühendisliği… Han ekonomistti?” dedi.

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu ise alkol yasağını desteklediği “Biz can derdindeyiz, onlar alkol!” başlıklı yazısında, ““Bu tam kapanmada, alkol satışları ne olacak?” Zıkkımın kökü olacak. 17 gün içmezseniz, ölür müsünüz? Zorunlu bir ihtiyaç maddesi değil. Keyif için alınan, sağlığa da zararlı bir madde. Küçük küçük vesileler bulup, “Bu zararlı alışkanlıktan nasıl kurtulabiliriz” diyeceklerine. Her gün 300’den fazla insanımızı koronadan kaybettiğimiz bir dönemde, fabrikaların kapanmak zorunda kaldığı, işyerlerinin birçoğunun kepenkleri indirdiği bir süreçte, beyefendilerin derdi, “Alkol yasaklandı mı? 17 gün boyuca biz içemeyecek miyiz?..” Aynı laikçi çevreler, Avrupa’daki gibi akşam saat 22.00’den sonra Türkiye’de de alkol satışına yasak geldiğinde, dünyadaki başka örnekleri görmezden gelerek isyanları oynadılar. “Siyasi iktidar, dini gerekçelerle alkol satışına engel çıkartıyor, satışı zorlaştırıyor” dediler. Benim açımdan, dini gerekçelerle alkol satışına engel çıkartılmasında bir sakınca yok ama..” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yapan siz olun

    Yorum Yapın...