İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir ‘jurnal’cilik örneği! Cumhuriyet ‘başyazı’yla duyurdu: O, Can Dündar’ın dönemi

Cumhuriyet gazetesi, TRT canlı yayınında kendilerini hedef alan İçişleri Bakanı Soylu’ya “başyazı”yla yanıt verdi. Gazete açıklamasında “Soylu’nun TRT Haber’deki programda, Cumhuriyet gazetesini suçlarken verdiği örneklerin çoğunluğu, Can Dündar’ın başında bulunduğu İkinci Cumhuriyetçi bir ekibin Cumhuriyet gazetesini yönettiği döneme denk gelmektedir” denildi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TRT canlı yayınında hedef gösterdiği Cumhuriyet gazetesi bugün bir “Açıklama” başlığıyla Soylu’ya yanıt verdi.

İçişleri Bakanı Soylu, TRT yayınında Cumhuriyet’in haberlerini “terör manşetleri” ifadesiyle kameraya göstermişti. Cumhuriyet’in yanıtında şu ifadelere yer verildi:

“Bilindiği üzere, Türkiye’de, aralarında iktidar ortakları tarafından da kimi açıklamalarla doğrudan desteklenen mafya liderlerinin de bulunduğu kimi suç örgütü elebaşıları; hem birbirleri, hem kirli ilişkiler içinde oldukları siyasetçiler, hem de kimi devlet bürokratları ile çatışma halindedirler.

Bu çatışmada adı en çok anılanların başında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gelmektedir.

Mafya örgütleri ile bağlantıları olan gazetecilerle yakın dostluklar kurduğu, yeraltı dünyasının liderlerine sözler verdiği, onlara devlet memuru koruma ve dinlenmemeleri için ses bozucu araç tahsis ettiği vb. savlarla suçlanan Süleyman Soylu, bu savlara açıklık ve içtenlikle yanıt vermek yerine, siyasi konumunu korumak amacıyla kendisini eleştiren muhalefetin yanı sıra, görevi gelişmeleri kamuoyuna duyurmak olan Cumhuriyet gazetesini hedef almaktadır.

Süleyman Soylu, bir yandan olayları karıştırıyor, bir yandan da kurgu yapıyor.

Soylu, TRT Haber’deki programda, Cumhuriyet gazetesini suçlarken verdiği örneklerin çoğunluğu, Can Dündar’ın başında bulunduğu İkinci Cumhuriyetçi bir ekibin Cumhuriyet gazetesini yönettiği döneme denk gelmektedir. Oysa, bugün Cumhuriyet gazetesi, bu ekibin yayın çizgisi ve tutumlarına karşı Cumhuriyet okur ve emekçileri ile birlikte dört yıl yürüttüğü hukuksal mücadele ve Yargıtay’ın da onadığı bir mahkeme kararı sonucu yönetime gelen Cumhuriyetçi kadro tarafından yayımlanmaktadır.

Cumhuriyet gazetesi, 2018 Eylül ayı başında, Atatürk’ün adını verdiği ve Yunus Nadi’nin kurduğu Cumhuriyetçi çizgisine oturduğunu kamuoyuna duyurmuştur.

Bu çizginin herhangi bir suç ya da terör örgütü ile ilişkilendirilmesi bir kasıtlı çarpıtmadan öteye gidemez.

Cumhuriyet’in çizgisi, apaçık bellidir; demokrasiden, laiklikten, özgürlüklerden, bağımsızlıktan ve ulusal bütünlükten yanadır.

Okurlarının desteğiyle dimdik ayakta duran Cumhuriyet gazetesi, demokrasinin ve özgürlüklerin düşmanı olan her türlü karanlık güce, mafyaya, suç örgütüne ve onlarla işbirliği yapan siyasete ve siyasetçiye karşı, haberleri, yazarları ve kalemiyle mücadeleyi görev bilir.”

CAN DÜNDAR: SORUMLULUK BENİM

Almanya’da yaşayan Gazeteci Can Dündar da Cumhuriyet gazetesinin başyazısı hakkında, “Doğrudur. Bütün sorumluluk benim. Ve bunu gururla söylüyorum. Kimseyi suçlayıp ihbarcılık yapmadan. Soylu’nun gözüne girmeye çalışmadan; utanmadan. Normaldir; baskı devirlerinde olur böyle şeyler. Bugün ‘Valla biz yapmadık, o yaptı’ diye yazan Cumhuriyet yönetmeni Aykut Küçükkaya’dan, ‘Sorumlu benim’ deklarasyonunu toplu konut dilekçesi sanmıştım ben’ açıklaması bekliyoruz. Hatırlayanlar, hatırlamayanlara hatırlatsın” dedi.

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın...