Çarşamba, Ocak 27

Boğaziçi’nde ne oluyor? Prof. Bulu’ya tepki, 45 gözaltı

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, daha önce AKP’den milletvekili adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nun üniversitelerine rektör olarak atanmasına tepki gösterildi. Üniversitede düzenlenen protestolara katılan 45 kişi gözaltına alındı.

Boğaziçili öğrenciler, daha önce AKP’den milletvekili adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmasına tepki göstermek amacıyla üniversitenin Güney Kapısı önünde toplandı. Boğaziçililere, diğer üniversitelerden gelen öğrenciler de destek verdi.

“ÜNİVERSİTEMİZE ZARAR VERİLİYOR”

Öğrenciler tarafından yapılan basın açıklamasında, “Üniversitemizin özerkliğinin, kişiliğine ve geçmişine bakılmaksızın tepeden atanan herhangi bir akademisyen ile değil; üniversite mensuplarının yaptığı, demokratik yollarla belirlenen bir rektör seçimiyle sağlanacağını savunuyoruz. Bu şartlar sağlanmadığında ortaya çıkan antidemokratik uygulamaların üniversitemize zararlar verdiğini üzülerek görmekteyiz” denildi.

“AKADEMİK YÖNETİCİLER SEÇİMLE BELİRLENMELİ”

Boğaziçi Üniversitesi Senatosu’nun 2012 yılında kabul ettiği ilkeler vurgu yapan öğrenciler o ilkeleri şöyle sıralandı:

“Üniversitelerin herhangi bir kişi ya da kuruluşun etki veya baskısına maruz kalmaması ve siyaset aracı olarak kullanılmaması bilimsel ve toplumsal gelişim açısından vazgeçilmezdir. Üniversitelerde karar alma yetkisinin, demokratik yöntemlerle seçilmiş kurullarda akademik yöneticilerde olması özerklik için şarttır. Rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü, bölüm başkanı gibi akademik yöneticiler, atamayla değil seçimle belirlenmelidir. Üniversitelerin, özerk anayasal kurumlar olarak akademik programlarını ve araştırma programlarını öğretim elemanlarınca ve/veya üniversite kurullarınca kararlaştırılarak belirlemesi, bilimsel özgürlüğün ve yaratıcılığın şartlarındandır.”

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyeleri, rektör olarak atanan
Prof. Meli Bulu’yu rektörlük binasına sırtlarını dönerek protesto etti.

SENATODAN AÇIKLAMA

“Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” başlığıyla ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyeleri imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, “1 Ocak 2021 gece yarısı, 1980’lerin askeri vesayet rejiminden sonra ilk kez üniversitemize kurum dışından bir rektör atanmıştır. Bu durum 2016’dan bu yana ağırlaşarak sürmekte olan, rektör seçimlerini ortadan kaldıran antidemokratik uygulamaların bir devamıdır. Üniversitemizin akademik özerkliğini, bilimsem özgürlüğünü ve demokratik değerlerini açıkça ihlal eden bu uygulamayı kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verildi.

“KARAR ALMA YETKİSİNİN AKADEMİK YÖNETİCİLERDE OLMASI ÖZERKLİK İÇİN ŞARTTIR”

Üniversite senatosunun 2012 yılında kabul ettiği ilkelerden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan öğretim üyeleri, o ilkeleri şöyle sıraladı:

“Üniversitelerin herhangi bir kişi ya da kuruluşun etki veya baskısına maruz kalmaması ve siyaset aracı olarak kullanılmaması, bilimsel ve toplumsal gelişim açısından vazgeçilmezdir. Üniversitelerde karar alma yetkisinin demokratik yöntemlerle seçilmiş kurullarda ve akademik yöneticilerde olması özerklik için şarttır. Rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü, bölüm başkanı gibi akademik yöneticiler atamayla değil seçimle belirlenmelidir. Üniversitelerin, özerk anayasal kurumlar olarak, akademik programlarını ve araştırma politikalarını öğretim elemanlarınca ve/veya üniversite kurullarınca kararlaştırılarak belirlemesi, bilimsel özgürlüğün ve yaratıcılığın şartlarındandır.”

Açıklama, “Üniversitemizin tüm bileşenleri ile bu ilkelerin takipçisiyiz” sözleriyle sonlandırıldı.

MELİH BALU’DAN ÇAĞRI

Prof. Melih Bulu, “Merhaba Boğaziçi” başlığıyla yaptığı yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Gerek özel sektör gerek sivil toplum kuruluşlarında 30 yıllık tecrübemin beni getirdiği noktada, ülkemizin dünyada ilk 10’da olma hedefinin, belki de en önemli bileşenin üst seviye eğitim olduğunu yürekten hissediyorum. O sebeple ülkemizin önde gelen üniversitelerinden Boğaziçi’ne dönüş beni her bir zerreme kadar heyecanlandırıyor. Bu kapsamda beni bu göreve layık gören sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın YÖK Başkanımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. Boğaziçi’nde yönetim ve strateji yoğun eğitimim sonrası özel sektörde pratik yapma fırsatı bulmam sonrasında farklı üniversitelerde bölüm başkanlığı, dekanlık ve rektörlük süreçlerinde tecrübe kazanmamın, beni bugünlere hazırlayan güzel tesadüfler olduğunu düşünüyorum.”

“HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ”

“İnsanlara dokunmayı seven bir mizacım vardır” diyen Bulu, “Bana her zaman sanal ortamda ya da kampüste ulaşabilirsiniz. Sorunların, şeffaf bir şekilde konuşularak çözülebileceğine inanan bir yönetim tarzım vardır. Birlikte konuşularak en doğruya ulaşıldığını sayısız kere tecrübe etmişliğim vardır. Bununla birlikte Boğaziçi’nin taraf olmadığı problemlere malzeme yapılması en çok Boğaziçi’ne zarar verir. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz. O sebeple üniversite olarak bizi asıl işimiz olan bilimsel üretimden uzaklaştıracak her türlü girişime de birlikte karşı gelmemiz gerekir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

POLİS MÜDAHALE ETTİ

Öte yandan atamaya tepki gösteren öğrencilerin eylemine polis müdahale etti. Boğaziçi Dayanışması, 2 öğrencinin gözaltına alındığını, bir süre sonra da serbest bırakıldığını duyurdu.

Polisin öğrencilere müdahale ettiği anlar öğrenci kameralarına anbean yansıdı. Öğrencilerin, “Kayyum gidecek, biz kalacağız” şeklinde slogan attıkları da duyuldu.

45 GÖZALTI

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yeni rektör protestosuna ilişkin 45 kişi gözaltına alındı.

Habertürk’ten Şahin Şen’in haberine göre, İstanbul Emniyeti Güvenlik Şube Müdürlüğü, üniversitedeki protestolara Boğaziçi üniversitesi öğrencisi olmadığı halde katılarak provokasyon yaptığı ileri sürülen ve yasa dışı sol gruplara üye olduğu iddia edilen 24 kişiyi yakalamak için 13 ilçede operasyon düzenledi. Operasyonda 17 kişi gözaltına alındı.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri atanan yeni rektörü protesto etmek için eylemlerine devam ederken, “2911 sayılı Kanun’a muhalefet” ve “görevli memura mukavemet” suçlarını işledikleri tespit edilen şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 14 kişi daha gözaltına alınırken, gözaltına alınanların sayısı 36’ya yükseldi.

Daha sonra yapılan yeni operasyonlarla gözaltı sayısı 45’e yükseldi.

ODTÜ ÖĞRENCİLERİNDEN ÇAĞRI

ODTÜ öğrencileri, Boğaziçi öğrencileriyle dayanışma eylemi için bugün saat 14.00’te rektörlük binası önüne eylem çağrısında bulundu.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri, Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyım rektör olarak Melih Bulu’nun atanması sonrası başlayan protestolara destek amaçlı için eylem çağrısı yaptı. Saat 14.00’te ODTÜ rektörlüğünün önünde buluşmaya çağıran öğrenciler, “Boğaziçi’nden ODTÜ’ye hiçbir yerde kayyumları kabul etmediğimizi haykırmak için herkesi buluşmamıza bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

BULU’DAN AÇIKLAMALAR: HOCALARIMIZLA GÜNCELLEMELERİ YAPACAĞIZ

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu, Habertürk TV’de Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı. 9 adayın içinden rektörlüğe seçildiğini söyleyen Prof. Bulu, “Ben hard rock Metallica dinleyen bir rektörüm. Bu kültürle ilgili en ufak bir şey düşünmüyorum. Ama hocalarımızla mutlaka güncellemeleri yapacağız. Diğer taraftan ilk 100 hedefim var benim. Herkes ‘4 senede Boğaziçi’ni ilk 100’e sokamazsın’ diyor. Yaparım, bu konuda iddialıyım. Şu anda 600’de. Burada da işin matematiğini iyi bilmek lazım. Akademik alanda, strateji alanda benim yayınlarım, atıflarım fena değildir. Bizim alanda dergiler daha sınırlıdır. Üniversitelerin sıralamasıyla ilgili benim iki tane önemli makalem var. Sırf bu makalelere baksa insanlar bu işin matematiğini görebilirler. Ben Boğaziçi’ni ilk 100’de görmek istiyorum” diye konuştu… Prof. Bulu, üniversitenin kapısına kelepçe takılmasıyla ilgili olarak da “Orada çok pratik bir şey var. Çünkü kapı kırıkmış. Çok fazla şey olduğu için, kapıyı tutturmak için kelepçe takmışlar. Polis amirinin çözümüymüş. Tabii ki Boğaziçili olmayan öğrencilerin güney kampüse girmeleri, 150 yıllık binalara zarar verebilir, bunu kontrol edemeyiz” ifadelerini kullandı.

BEŞİKTAŞ VE SARIYER’DE GÖSTERİ YASAĞI

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, sosyal medyada Boğaziçi Üniversitesi kampüsü önünde toplanma çağrılarına karşı, koronavirüs tedbirlerini hatırlatarak, Beşiktaş ve Sarıyerde toplantı, gösteri ve yürüyüşlerin yasaklandığını açıkladı.

Vali Yerlikaya, yaptığı yazılı açıklamada koronavirüs tedbirlerini hatırlatarak, güvenlik güçlerinin görevinin başında olduğunu hatırlattı.

Yerlikaya yaptığı açıklamada, “Bazı sivil toplum kuruluşları ve topluluklar tarafından basın ve sosyal medya yoluyla Boğaziçi Üniversitesi kampüsü önünde bugün toplanma çağrıları yapılmaktadır. Beşiktaş ve Sarıyer İlçelerimizin, Hıfzıssıhha Kurulu kararları ile yapılması planlanan toplanmanın toplumun salgından korunması ve salgının yayılımının engellenmesi çalışmalarına olumsuz tesir edebileceği değerlendirilerek, bu ilçelerimizde her türlü toplantı, gösteri ve yürüyüş yasaklanmıştır” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve kanunlar önünde herkes eşittir” diyen Vali Yerlikaya, “Bütün vatandaşlarımızdan beklentimiz; konusu suç teşkil edecek her türlü tutum ve davranışlardan kaçınılması ve aklıselim davranılmasıdır. Güvenlik güçlerimiz, hepimizin huzur ve güvenliği için daima görev başındadır. Gücünü milletimizin engin sevgisi ve yasalarımızdan alan polisimiz; her olayda olduğu gibi, bundan sonra da kanunların verdiği görev, yetki ve sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirecektir” dedi.

KELEPÇEYE İNCELEME

Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs ana giriş kapısı önünde yapılan eylem sırasında demir sürgülü kapıya kelepçe takılması ile ilgili inceleme başlatıldı. Yapılan ilk incelemede kelepçenin üniversite güvenlik görevlililerine ait olduğu ve Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görevli bir polis memuru tarafından takıldığı öğrenildi.

Polis memurunun üst amirlerinden talimat almadan kelepçeyi kapı demirlerine taktığı tespit edildi. Olayla ilgili bilgisine başvurulan polis memurunun inisiyatif kullanarak kelepçeyi demir kapıya açılmaması amacıyla taktığını söylediği kaydedildi. Olayla ilgili kapsamlı incelemenin sürdüğü belirtildi.

REKTÖR DANIŞMANI ZAFER YENAL İSTİFA ETTİ

Boğaziçi Üniversitesi’nde protestolar hız kesmeden devam ederken, Boğaziçi Üniversitesi Rektör Danışmanı Zafer Yenal istifa ettiğini duyurdu.

Linkedin hesabından istifasını duyuran Yenal, “Gülay Barbarosoğlu’yla başlayıp Mehmed Özkan’la devam eden, 2016 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde sürdürmekte olduğum Rektör Danışmanlığı görevimden 2 Ocak 2021’de istifa ettim. Bir daha kapıları kelepçelenmiş üniversite görmemek için iyilik adına, güzellik adına daha sıkı çalışmaya devam edelim” ifadelerini kullandı.

HUKUK ÖRGÜTLERİNDEN PROTESTOLARA DESTEK

Öte yandan aralarında Çağdaş Avukatlar Grubu, Çağdaş Hukukçular Derneği, Demokrasi için Hukukçular gibi çok sayıda örgüt ortak bir yazılı açıklama yaparak “Öğrencilerin haklı taleplerinin yanındayız. Demokratik kurumlara, halk iradesine ve akademiye iktidar zoruyla dayatılan kayyum uygulamalarına son verilmesi, gözaltında işkence ve hukuk dışı uygulamaların sona erdirilmesi ve sorumlular hakkında soruşturma açılması, tüm öğrencilerin koşulsuz serbest bırakılması gerektiğini yineliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Açıklamada ayrıca, “gözaltına alınan öğrencilerden ikisine, insan onuruna aykırı ve işkence olarak çıplak aramanın dayatıldığı” ve “polislerin öğrencileri zorla yere yatırarak pantolonlarını yırttığı” öne sürüldü. “Kayyum rektöre karşı öğrencilerin yanındayız!” başlığı ile yapılan açıklamada, “Uzun bir zamandır hukuksuzca yürütülen kayyum siyaseti iktidar tarafından olağanlaştırılmış ve bu yöntem belediyelere, üniversitelere ve hatta derneklere kadar toplumun tüm iradesine karşı bir saldırı aracı olarak halen kullanılmaktadır” denildi.

SOYLU’DAN POLİS MÜDAHALESİNE DESTEK

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesi protestolarında polisin öğrencilere müdahalesine destek vererek müdahaleyi eleştirenlere ise tepki gösterdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesi’ne Prof. Dr. Melih Bulu’nun atanmasının ardından başlayan protestolara ve polisin müdahale edip üniversitenin kapısını kelepçelemesine yönelik açıklamalarda bulundu.

Soylu, Twitter’dan yaptığı açıklamasında, polisin müdahalesini desteklediğini ve polisin kanunun gereğini yerine getirdiğini savunarak “Üniversiteye girmeye çalışan Boğaziçili olmayan, terörle iltisaklı illegal gruplara izin vermeyen Türk polisi doğru yapmıştır” diye konuştu.

Soylu, polisin üniversitenin kapısını kelepçelenmesine ilişkin olarak da “Şiddetle Boğaziçi Üniversitesi’nin kapısını kırdılar. Polisimiz kırılan kapıyı güvenlik için plastik malzemeler ile tutturdu. İkinci kez yine vandallıkla kapıları kırdılar. Özel güvenlikçilerin kelepçesiyle polisimiz yine kapıları birbirine tutturdu” dedi.

“‘KAPI TAMİRCİSİ ÇAĞIRALIM’ MI DENSEYDİ?”

Soylu, bu müdahaleyi eleştirenlere de “Bunu eleştirenlere soruyorum. Ne yapılsaydı yani? Terörle irtibatlı illegal grupların üniversiteye girmesine izin mi verilseydi? Polise katil diyenlere göz yumulup ‘buyrun geçin’ mi denseydi? Terör ögrütü marşı okuyanlara üniversite teslim mi edilseydi? Veya, ‘durun lütfen! Kapı tamircisi veya çilingir çağıralım’ mı denseydi?” şeklinde tepki gösterdi.

Soylu sözlerine “12 Eylül dönemine atıf yapanlara söylüyorum: Demokrasi hukuk ve insan hakları konusunda siciliniz kapkaradır. İşi gücü bırakıp ipliğinizi pazara çıkarırız. Ancak milletimize sorumluluğumuz ve yapılacak işlerimiz var” ifadeleriyle devam etti.

ÖĞRENCİLER SERBEST

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolara katıldıkları için gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 21 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’ne daha önce AKP milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’yu ataması üzerine başlayan protestolara katıldıkları için toplam 45 kişi gözaltına alınmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca sorgulanan 21 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanması talep edildi. Nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen 21 kişi haklarında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı. Olaylara ilişkin adliyeye çıkarılan 24 kişiden 1’i savcılıktan serbest bırakılırken, 23’ü de adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

Yorum Yapın...