İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sedat Peker, Reşat Hacıfazlıoğlu’yla olan telefon görüşmesini paylaştı

Hakkında organize suç örgütü liderliğinden arama kararı bulunan, yayınladığı videolarla günlerdir Türkiye’de gündemi belirleyen Sedat Peker, “Süleyman Soylu’nun Habertürk canlı yayınında tanırım, arkadaşım dediği Reşat Hacıfazlıoğlu’yla telefon görüşmem” ifadeleriyle bir video paylaştı.

Peker, Soylu’ya, “Bir gram namusun varsa o koltukta oturma” dedi.

Söz konusu videoda, “Bizimki ne yapıyor?” dediği Hacıfazlıoğlu’nun ise, “Ben de anlamadım, onu çok sıkıştırdılar onu” diye karşılık verdiği görülüyor. 

Peker’in “Pislik oldu mu abi?” demesi üzerine Hacıfazlıoğlu, “Onu ağzından kaçırdı. Ben onu bugün Ahmet’le konuştum ” diyor. 

Peker, Hacıfazlıoğlu’ya aracılık yapması için ricada bulunuyor.  

Konuşmasında kendisine “Pislik” denildiği için sesini yükselten Peker, “Akrabaları ne diyor Süleyman Bey’in?” sorusuna üzerine Hacıfazlıoğlu “Hepsi seni haklı görüyorlar. Onun çok yakınıyla görüştüm, biz de şaşırdık diyor” dedi.

İki ismin görüşmesindeki diyaloglar şöyle: 

Peker: Napıyorsun?

Hacıfazıoğlu: Evdeyim, evdeyim. Sen nasılsın reisim iyi misin?

Peker: Bugüne kadar iyiydim ama bizimki ne yapıyor?

Hacıfazıoğlu: Yav ben de bugün şaşırdım valla, ne bileyim ben anlamadım ki, burada çok sıkıştırdılar onu. Senin…

Peker: Anladım abi anladım. Sıkıştırdılar, ilk gün açıklama yaptı suç örgütü lideri diye. Bizim bir arkadaşımız dedi üstüne geliyorlar hani kusura bakma bir iki şey söyleyecek. Ya ama o pislik oldu mu abi ya?

Hacıfazıoğlu: Onu ağzından kaçırdı sanıyorum ya. Onu ağzından kaçırdı reis. Ben onu bugün… Oturduk konuştuk. Ahmet’le konuştuk.

Peker: Ahmet kim?

Hacıfazıoğlu: Ahmet abi onun yardımcısı, beraber onunla. Diyor ki onun olması mümkün değil yani onu bir şey yapmazlar ama ağzından mı kaçırdı nasıl yaptı bilmiyorum.

Peker: Bakan yardımcısı mı Ahmet Bey?

Hacıfazıoğlu: Yok yok onunla beraber, başkan yardımcısıydı, şimdi onunla beraber, onun işlerini yapıyor.

Peker: Abi bir Ankara’ya git sen bu işi toparla, biz bu adama güveniyoruz, bu adamın yüzünden biz bu kadar şey yaptık. Bütün onun düşmanlarını diskalifiye ettik abi. Abi pislik olur mu? Bizim kız çocuklarımız var, okula gidiyor o çocuklar, arkadaşları pisliğin oğlu diyecekler. Suç örgütü filan anladık da abi.

Hacıfazıoğlu: Onu ben konuşucam onunla, nasıl öyle bir şey söyledi ben de şaşırdım ona.

Peker: Babasıyla, Hasan abiyle konuşsana abi onu, bu nedir?

Hacıfazıoğlu: Hasan abi hasta, yürüyemiyor, rahatsız Hasan abi. Yarın bir gün gelir buraya, bir görüşeceğim onunla.

Peker: Ya da sen Ankara’ya git abi.

Hacıfazıoğlu: Ankara’da değil o, yarın gelir tahminim. Ya yarın ya öbür gün gelir o. Burada babasına bakmaya, amcası da komada, babası da rahatsız.

Peker: Abi bizim Berat Bey’e olan şeyimiz onun için biliyorsun da?

Hacıfazıoğlu: Biliyorum abi bilmez olur muyum? Burada da çok üzerine geldiler. Bunun öyle bir şey yazmasından ben de hayret ettim yani. Bu kadar kendini taşıyan adam nasıl öyle bir kelime kullandı şaşırdım yani. Hatta bugün fazla şey yapmak istemedim, bugün bayramda gelecek konuşuruz dedi, tamam dedim. Anlattım ben de bugün. Ne yapacağız bilmiyorum ki, nasıl bir boşluğa düştü.

Peker: Eniştesi var ya, onu bir aradım, onunla konuşacaktı, Varis babaya dedim şunu bir bulun. Çocuğu şarkıcı olan var ya yardımcı olmuştum, ona bir git konuş diyecektim. Bu nedir, niye böyle yapıyor diye.

Hacıfazıoğlu: Ben de şaşırdım yani.

Peker: Abi bu adamın gençliğinden beri emeğimiz var da abi onda, bize nasıl böyle…

Hacıfazıoğlu: Sen bu Ağar’a karşı zaten şey yaptın, biz nöbet tuttuk o ilde ya. Böyle bir şeyi nasıl yaptı ben de ona hayret ettim ya. Sen Varis’e dedin mi böyle böyle?

Peker: Ben dedim, onu bir söyle. O da şey yapmış, Süleyman Bey şey demiş, kimseyle konuşma demiş, o da korkudan herhalde yalan söyledi. Ona da o kadar iyiliğimiz var…

Hacıfazıoğlu: Biliyorum ya, bunun böyle bir şey nasıl der, babasından şey yapmaz. Babası böyle bir şeye de müsaade etmez, babası seni sever Allah için yani…

Peker: Hasan abiyle abi biz senin orada da 29 sene mi oldu, 91’di da, 30 sene oldu neredeyse.

Hacıfazıoğlu: Biliyorum sana ayrı bir sevgisi var sana Hasan abinin. Bu nasıl böyle bir hata yapmış anlamış değilim. Ben şey düşünüyorum, yukardakinin bastırmasıyla senin aranı açma maksadıyla olduğunu düşünüyorum. Burada üzerine çok aşırı derecede geliyorlar.

Peker: Tamam bize iyiliği var, bize dostluk yaptı, cenazede sana söyledi, tamam… Bunların hepsi tamam. Ama biz de ona dostluk yaptık abi durup dururken heriflerle düşman olduk. Ona inandık böyle böyle, o yapıyor dedi.

Hacıfazıoğlu: Onun şey ile arasının olması mümkün değil, Ağar’la.

Peker: Ağar değil diğer konuda ne dedi, biz ona inandık damat bey konusunda.

Hacıfazıoğlu: Sen ne yapıyorsun, nasıl durumun?

Peker: Abi benim durumum çok iyiydi de bu konudan sonra… Bu konudan sonra, e biz abi bu adama güvendik dönecektik, hani nisanda dönecektik abi?

Hacıfazıoğlu: Hiç başka şeyden bir haber gelmedi mi? Hiçbiriyle bir irtibat kurmadın mı?

Peker: Herkes arıyor, kimseyle görüşmüyorum. Ya bir mücadeleye girdik abi, şeref meselesi… Çocuğumuza silah doğrulttular da abi, karımızın özel eşyalarının odasına girmeye kalktılar da abi, evimi narkotik köpeğiyle aradılar da abi, böyle şey olur mu? Böyle namussuzluk olur mu abi ya.

Hacıfazıoğlu: Biz senden daha çok takip ediyoruz. 

Peker: Akrabaları ne diyor Süleyman Bey’in orada? 

Hacıfazıoğlu: Hepsi seni haklı görüyor. Hatta bir yakınıyla görüştüm seni haklı görüyorlar. 

Peker: Gençliğinde bu kadar emek verdik o bizim dönüş biletimizdi. 

Hacıfazıoğlu: Ben bakacağım ona.

Peker: Berat Bey ile ilgili durdur dedi, durdurduk, yayınla dedik yayınladık. Böyle bir şey olur mu? Bu yakışmadı de. 30 senedir iyilik yapıyoruz, bu olmadı de abi.

Hacıfazıoğlu: Ben senden daha çok rahatsız oldum. Onun öyle şey yapması çok yanlış.

SOYLU NE DEMİŞTİ?

Soylu Habertürk’teki konuşmasında, “Adalet Partisi binası var daha sonra DYP binası oldu. Burada Reşat Fazlıoğlu’nun burada ofisi var. Burada herkes birbirini tanır. Onu tanıyıp tanıyamamak önemli değil; bununla girdiğim ilişki önemli. Benim kendi ilçemde, ilimde, genel başkanlığımda organize suç örgütleriyle, yer altı örgütleriyle bir tek işimi ortaya koysunlar… Mehmet Ağar’ın dayısı Yalçın Akçadağ, onun yerine genel merkez getirdi beni il başkanı atadı. Tam 5,5-6 ay benim ilimi silahlı adamlar bastı. 3 ay belimde silah arkadaşlarımla beraber. Ben sosyeteden gelmiş bir adam değilim. Kimseye sırtımı dayamadım bugüne kadar. Orada üç ay boyunca Tansu Hanım ‘Allah’ını seversen burayı bırakma’ dedi. İçeri girdiler, silahlı çatışmalar oldu” ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: Independent Türkçe

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın...