İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

O deyim gerçekmiş! Fare ve domuzlarda kanıtlandı

Fareler ve domuzlar üzerinde bir çalışma yapan bilim insanları, memelilerin rektumlarından nefes alabileceğini ilk kez ortaya koydu.

Suda yaşayan bazı organizmalar, düşük oksijen seviyesinde hayatta kalabilmek için bağırsaklarını kullanarak solunum yapma mekanizması geliştirmiştir.

Örneğin denizhıyarı, çoprabalığı ve bazı kedibalığı türleri bağırsaklarını solunum için kullanıyor. Kışı suyun dibinde geçiren sürüngen sınıfından kaplumbağalar da aynı özelliğe sahip. Ancak memelilerin benzer bir yeteneğe sahip olup olmadığı konusunda tartışmalar sürüyor.

İlk başta kök hücre kullanarak organ yapma üzerine odaklanan Takanori Takebe ve ekibi, daha sonra bu konuya eğilerek gözlerini solunum yapmada memelilerin mevcut organlarını kullanmaya çevirdi. Zira babası bir akciğer hastalığından mustarip olan Takebe, ventilatörlerin insan sağlığındaki önemine bizzat şahit olmuştu. Kovid-19 pandemisi de solunum cihazlarının tükenebileceğini göstermişti.

Tokyo Tıp ve Diş Üniversitesi’nde gastroenterolog olan Takebe “Şiddetli solunum yetmezliği çeken hastalara yardım etmek için farklı stratejilere ihtiyacımız var” dedi.

“BU BENİ GERÇEKTEN ŞAŞIRTTI”

Araştırmacılar çalışmalarının başında bir bağırsak solunum sistemi tasarlayarak farelere rektumdan gaz halinde oksijen verdi. Çok düşük seviyede oksijen bulunan bir ortamda, farelerin sistem olmadan 11 dakikadan fazla hayatta kalamadığı görüldü.

Hayvanların yüzde 75’i, normalde ölümcül olan düşük oksijen koşullarında 50 dakika hayatta kaldı. Ancak bu yöntemin bağırsak duvarına zarar verdiği tespit edildi. Bu nedenle bilim insanları, perfloro dekalin adlı bir bileşiğe oksijen ekleyerek hayvanlara sıvı oksijen vermeyi denedi. Bulgular, hayvanların kanındaki oksijenin arttığını gösterdi. Ölümcül derecede düşük oksijenin bulunduğu ortamdaki fareler tekrar yürümeye başladı. Domuzların soluk teni de tekrar pembeleşti.

Takebe, işlemin bu kadar iyi sonuçlanmasını beklemediğini söyledi:

“Hayvanlar çok şiddetli hipoksi (oksijen yetmezliği) yaşasa da tamamen iyileşti. Bu beni gerçekten şaşırttı.”

Takebe, yöntemin insanlar için güvenli olup olmadığının dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ancak gelecek yıl klinik deneylere başlamayı umduğunu sözlerine ekledi.

Araştırmaya dahil olmayan, Yale Üniversitesi’nden Gastroenterolog Caleb Kelly ise şöyle konuştu:

Dürüst olmak gerekirse ilk başta güldüm. Bunun bir şaka olduğunu düşündüm. Ama aslında yöntemin mümkün olabileceği görülüyor.

Kaynak: Independent Türkçe, Phys.org, New York Times, Inverse

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın...